|
Meral Karamuk Uğurşan İNGİLTERE’DE ÇOCUK KİTAPLARI* Eğer bir gün yolunuz İngiltere’ye düşerse, işe kitap dükkanlarındaki çocuk kitapları bölümünü gezerek başlamanızı öneririm. Gününüzün ne kadar renkli ve hareketli geçtiğini göreceksiniz. Sıfır yaştan başlayıp gençlik edebiyatına kadar sınıflandırılmış raflardaki rengarenk ve albenisi yüksek kitaplar, insanda hepsini birden satın alma ve oturup çocuğuyla birlikte okuma isteği uyandırıyor. Kumaş parçalarıyla süslenmiş kitaplar, plastik olanlar, kalın kartondan yapılanlar, üç boyutlular, yapay kürklerle bezenmiş olanlar ve daha niceleri... Saymakla bitmez elbette. Ama İngiltere’deki çocuk kitapları olgusundan kısa da olsa söz etmek istiyorum. Doğuştan kitap okurları… İngiltere toplumunda çocuklara verilen önem ve değerin, yaşamın her alanıyla birlikte, edebiyata da yansıdığını görebilirsiniz. Çocuğu kitapla, doğumdan çok kısa bir süre sonra tanıştırmakla işe başlanıyor burada. Bebekler, elleriyle nesneleri kavrayabilmeye başladıkları an minik kitaplar tutuşturuluyor ellerine. Her sağlık kontrolünde içi kitap dolu bir hediye çanta ile ayrılıyor çocuklar sağlık ocağından. Dişleri çıkmaya başladığında, damaklarını kaşıyabilmeleri için diş kaşıma kitapları veriliyor. Bebek, elindeki minik kitabı bir süre kemirmeye çalıştıktan sonra sayfalardaki resimlerle oynamaya ve konuşmaya başlıyor kendi diliyle... Bu kitapçıkların kenarlarına iliştirilmiş bir ip sayesinde, kitabı bebek arabasına ya da annenin çantasının kenarına tutturabiliyorsunuz. Sıra banyoya geldiğinde, yumuşak plastikten yapılmış, çoğunlukla dört beş sayfadan oluşan bol renkli banyo kitapları ile, hem yıkanmak, hem de kitap okumak çok keyifli bir hale geliyor. Böylece günlük yaşamın her anında kitaplarınız da sizinle olabiliyor. Yaşları biraz daha ilerleyip ‘Nursery’ adı verilen kreşlere başladıklarında ise artık yavaş yavaş kendi kitap seçimlerini yapmaya başlıyorlar. ‘Play School’ (yani ‘Oyun Okulu’) da denilen bu kreşlere, üç yaşını tamamlamış her çocuk devam ediyor. Bu okul öncesi etkinlikte çocuğun daha çok yaratıcı gücünü destekleyici, dil ve sosyal gelişimini düzenleyici programlar uygulanıyor. Resimli boyama kitapları, el becerilerine ve sanata yönelik çalışmalar, toplu halde oynanan oyunlar ve kitap okuma günleri eğitimlerinin en önemli parçaları... Kütüphaneye üye olan bebekler… Daha bebekken kütüphaneye üye olabiliyor çocuklar. Seçmiş oldukları kitapların kaybından veya zarar görmesinden ise sorumlu tutulmuyorlar. Yani bu kitapların parası ödettirilmiyor. Yeter ki okusunlar! Kütüphanelerdeki çocuk bölümleri tamamen ayrı ve bağımsız. Yerler yumuşak halılarla kaplı ve kitapların sergilendiği stantlar çocukların boyuna göre düzenlenmiş. Bu bölümün duvarlarında çocukların yaptığı resimlerden oluşturulmuş minik resim sergileri ve yeni kitapların tanıtımlarının yapıldığı panolar var. Haftada bir gün okuma günleri düzenleniyor ve bu günlerde çocukların rahatça oturabilmeleri ve öyküleri dinleyebilmeleri için ayrı bir bölüm yapılmış. Bu podyumda minik koltuklar ve yer minderleri var. Kütüphanenin her köşesinde yine çocukların boylarına göre hazırlanmış minik masalar ve bilgisayarlar var. Bu bilgisayarlardan ücretsiz olarak internete giriliyor. Üç hafta için 16 tane kitabı çocuğunuz ya da bebeğiniz için ödünç alabiliyorsunuz. Bu kitaplara sesli kitaplar da dahil… Müzik CD’si ya da DVD almak istediğinizde, üzerlerinde yazan ücretleri ödeyerek bir haftalığına kiralayabiliyorsunuz. Danışma masalarına konmuş, duvarlara ve panolara asılmış küçük el ilanlarıyla, kütüphanelerde yapılan tüm etkinliklerden haberdar ediliyorsunuz. Sağlık kadar önemli! Kütüphaneler dışında çok dikkatimi çeken bir başka konu da, sağlık ocaklarında bulunan ve hem sağlık görevlisi, hem de sosyal görevli olarak çalışan kişilerin olması… Bunlar, gerek kütüphaneler ve sosyal kültür merkezleriyle, gerekse ‘Anne Çocuk Grubu’ adı altında toplanmış yerel gruplarla iletişim kurmanızı sağlayarak evinize kadar gelip sizi ziyaret ediyor. Örnek kitapçıklar ve el ilanları bırakarak, okuma, oyun ve drama gruplarına yönlendiriyor. Bu etkinliklerin yapıldığı yerlerden bir tanesi ‘Oyuncak Kütüphaneleri’. Benim için yeni bir kavram olan bu konuyla ilgili izlenimlerimi, bir başka sayıda paylaşmak isterim. Kitabı, insanların evlerine kadar getiren bir başka sistem de ‘mobil kütüphaneler’... Haftanın belli günlerinde her yeri dolaşarak yer yer konaklayan bu kocaman otobüslerin içinde kitaptan internet bağlantısına, fotokopi makinesinden film ve müzik CD’lerine kadar aradığınız her şeyi bulmanız mümkün. Kitap türlerindeki çeşitlilik Çocuk kitaplarının türleriyle ilgili olarak yaptığım gözlemlerde hem kitap konularının çeşitliliği, hem de tasarımlarının güzelliği karşısında çok etkilendim. The Little Mermaid, Alice in Wonderland ve Peter Pan gibi klasikler, Fairy Tales denen gerçeküstü masallar, ‘Nursery Rhyme’ denen tekerlemeler ve şiirler, hayvan konulu masal ve öyküler, çağdas öyküler ve daha niceleri… Geleneksel değerlerine sıkı sıkıya bağlı bir toplumun bireyleri olarak bundan 20 yıl önce okuduğu çocuk kitaplarını, tavan arasından çıkararak kendi çocuğuna okutan aileler var. Üstelik 20 yıl önceki kitapta var olan kahraman, günümüzde hâlâ popülerliğini korumaya devam ediyor. Anne kız, aynı çocuk kitabı kahramanına hayran oluyor, onunla kitap okumayı sevebiliyor. Çocuklara kitap okumayı sevdirebilmek için her yol deneniyor. Sevimli bir kitap kahramanının resmini, pijamadan çoraba çeşitli çocuk giysilerinde, oyuncaklarında, dondurma külahlarının üzerinde, diş fırçalarında, çocuk mobilyalarında, okul çantalarında ve aklınıza gelebilecek her yerde görebilirsiniz. Bu kahramanlarla günlük yaşamda bir araya gelen çocuklar, gece yatmadan önce ellerine bu kahramanın öykülerinin anlatıldığı bir kitap verildiğinde severek okuyorlar. Kitaplar bu yolla yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline getiriliyor. Sevdiği kahramanı hem televizyonda izleyen, hem de eşyalarının üzerindeki resimleriyle keyifle oynayan çocuk, bu kahramanların konu edildiği kitapları eline aldığında kesinlikle ilgisiz kalmıyor. Yurtdışındaki çocuk kitapları, çok kapsamlı bir konu. İngiltere’de yaşadığım için sizlere bu ülkedeki çocuk kitaplarından en genel hatlarıyla söz etmeye çalıştım. Benzer örnek ve uygulamaların ülkemizde de çoğalması dileğiyle… * Bu yazı, OKYANUS dergisinin 1. Sayısından alınmıştır.
GERİ DÖN
|